YARIN MELEKLERİM GELİYOR :)))
26/7/2008 · Kategori: ILLE_DE_AILE
MERAK EDENLER İÇİN :
YARIN SAAT 10 'DA MELEKLERİME KAVUŞACAĞIM ALLAH'IN İZNİYLE..
HEPİNİZİN DUALARINA İHTİYACIMIZ VAR..
SEVGİNİZİ VE DUALARINIZI ESİRGEMEYİN...




MERAK EDENLER İÇİN :
YARIN SAAT 10 'DA MELEKLERİME KAVUŞACAĞIM ALLAH'IN İZNİYLE..
HEPİNİZİN DUALARINA İHTİYACIMIZ VAR..
SEVGİNİZİ VE DUALARINIZI ESİRGEMEYİN...

Şu an 14. haftamızı bitirdik arkadaşlar.. Gayet sağlıklı ve şimdilik güzel giden bir süreç yaşıyorum.. Geçen zaman içinde pek çok dostu ziyaret edemedim ama özel durumumu anlayışla karşıladığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum..
Bir müjdemiz daha var bu arada : )))
Meleklerimiz iki tane.. Cinsiyetleri belli olduğunda onu da söylerim.. Güzel dilekleriniz ve dualarınıza ihtiyacımız var..
İkiz hamilelik her ne kadar kulağa hoş geliyorsa da, aslında oldukça riskli.. Benim sağlık problemlerim nedeni ile de oluşan riskler eklendiğinde gerçekten herkesin dualarına ihtiyaç duyuyoruz..
Dualarını ve yakınlıklarını esirgemeyen tüm gerçek dostlara sonsuz teşekkürler:)))



Bu aralar internetteki bebek fotoğrafları ile meşgulüm sanırım:))) Bu tatlişkolarla da bir arkadaşımın mailinde karşılaştık..Sizlerle de tanıştırmam gerekiyordu.. Ne şirinler değil mi???




Sevgili Dostlarım;
Yaklaşık 2 aydır aranızda değildim ve bu 2 ay oldukça yoğun günler yaşadım. Bütün bu yaşadıklarımı sizlerle kısaca paylaşmak istiyorum.
Çok sıkıntılı günler yanında çok neşeli zamanlar da geçirdik.
Her şeyden önce, uzun zamandır görüşmediğim canım ablam, eniştem ve minnoşumuzla doya doya bir arada olduk. Ablam çok neşeli, çok eğlencelidir. Sıcak muhabbeti ve elbette yanında türk kahvesi onun vazgeçilmezlerindendir. Gelir gelmez, annemin bütün komşularının sevgisini kazandı. Kıskanmadım dersem ufaktan yalan söylemiş olurumJ))

Geçen yaz geldiklerinde,onlara sevinç ve üzüntüyü bir arada yaşatmıştım ne yazık ki. Geldiğinde hamilelik haberimi vermiş, giderken bebeğimizi kaybettiğimizi söylemiştik. Çok üzüldü, canım benim. Ona “üzülme” dedim. “Ben her sene geldiğinde sana ayrı bir heyecan yaşatırım, merak etme” ..
Ne yazık ki bu yıl da geçirdiğim ameliyat ve sonrasındaki doktor kontrollerimde hep yanımda oldu. Umarım bir dahaki yaz, minik yeğenlerinin altını bezlemek ve gazını çıkarmak gibi heyecanlardan, daha fazlasını yaşatmam onlara.. J))
Bu arada, Kum Heykel Festivaline, Elmalı ve Uçarsu'ya yaptığımız kısa geziler de çok zevkliydi..



Bu arada rahmetli ağabeyimin kızı, yeğenim biricik Deniz’imiz de geldi Antalya’ya. Ve elbette hepimiz inanılmaz mutlu olduk. Onun çok başarılı,çok zeki ve de çok güzel bir genç kız olduğunu görmek hepimizi çok gururlandırdı.

Kendisini “Rocker” ilan etmiş olan, üstelik, saçından tırnağına kadar, bu tarzı kendine çok şık bir şekilde yerleştirebilmiş olan yeğenim, henüz İstanbul’dayken tarafıma gönderdiği maille, DUMAN Konserinden bizi haberdar etti. Elbette bütün işlemler tamamlandı ve birlikte o konsere gittik. Deniz için inanılmazdı her şey elbette. Grubun solisti Kaan’ın elini tutması, her anının fotoğrafını çekmesi, tüm şarkılara bağıra çağıra eşlik etmesi..

17 yıllık hayatının ilk konserine, Deniz’le birlikte gitmek, benim için çok özeldi. Ama eşim ve benim için konser pek de güzel değildi, anladım ki biz artık fasıl insanları moduna ve yaşına çoktaaan girmişiz J))))))))

O gitmeden önceki haftasonu yaptığımız Phaselis, Olympos, Adrasan, Kumluca,Finike ve Demre gezimiz ise harikaydı. Tüm o bakir koylarda tadına vardığımız Akdeniz ve yaptığımız minik piknikler çok neşeli geçti.

Halişkomun şansına (hep güzel olsun inşallah) Olympos’ta konakladığımız
Ve elbette güzel şeyler çabuk bitiyor ne yazık ki… Önce eniştemin iş nedeni ile tatilini yarıda keserek Ankara’ya dönmek zorunda kalması ve sonra ablam ve tatlişko Mert’i uğurlamamız… Sonra da Deniz’i İstanbul’a göndermek zorunda kalmak.. Gerçekten üzücü oldu. Nasıl da alışmışız onlara, gittiklerinde anladık maalesef..

Umarım bir gün , aramızdaki bu kilometreleri yok edebilir, aynı yerde yaşayabiliriz…
Hatta en büyük hayalim, evimin balkonundan ablama seslenip onu
Deniz’in “Emre bey kardeşim; olmuyor böle, çekin bakalım yerden 13 kağıt !” demesi.. Helin Avşar’ı taklit edip, “ölümlü dünya kasamam, Yorgooooooooo nerdesinnnnn Yorgooooooo!” demesine katıla katıla gülmek….

İnsanın sevdiklerinden ayrı kalması , en ufak davranışlarını bile özlüyor olması gerçekten zor. Ama Allah’ım herkese sağlıklı ömürler versin.Onların iyi ve sağlıklı olduklarını bilmek, özlemimi biraz olsun dindirmeye yetiyor..
Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın.. İyi pazarlar J))))))


SEVGİLİ DOSTLAR
BİR SÜRE ARANIZDA OLAMAYACAĞIM
ANKARA'DAN CANIM ABLAM VE MİNNOŞ
YEĞENİM GELİYOR
EEEE.. ANTALYA BÖYLE
HERKES TATİLE GİDER
BİZE MİSAFİR GELİR
İDARE EDERSİNİZ DEĞİL Mİ???
HERKESE KUCAK DOLUSU SEVGİLER:))))
Bu arada sevgili gülsevce 'nin isteğini kıramayacağım, benden kendisini sobelememi istemiş.Nasıl olduğunu merak ettiğini söylemiş, o vakit.. sevgili arkadaşım, blog adının anlamı konusunda ve özgeçmişin konusunda seni sobeliyorum.Sen cevabını kendi bloğunda verip bir başka arkadaşı sobeleyebilirsin.. Kolay gelsin:))))))))))

ANNE KİMDİR?
Bir erkek çocuğun kaleminden çıkmış bu kadar olur yani, tam tarif !!!
ANNE, dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır. Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir!
Ne kadar üzsen de 10 Dakika sonra seni affeden zarif bir memeli türüdür, yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan, kucağına yatıran, öpüp koklayan tek varlıktır, meleğin süt verebilenidir.
Yarasın diye muhallebinin içine ciğer katarak çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır.
Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için elindeki tencere ve tavalarla maymunluk yapabilen kişidir, kafayı çocuklarıyla bozmuş, göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan, sevgi dolu fedakâr insan dişisidir, bulaşık, ütü, vb yaparken bile otomatik olarak çene çalan, kendi kendine konuşan, kadın dırdırı denen mereti erkeklere daha küçükten belletendir.
Yemek uzmanı, düzen insanı, bilgili, kültürlü her şeyi bilen şahsiyettir, yavrularını yol tarafından değil, kaldırım tarafından yürütendir, Dizi dizi incidir lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir, sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde, "amaaan ben sana daha güzelini bulurum" diyebilen komik bir karakterdir.
'Oğlum aradım yoktun. Bende mesaj atayım dedim sana. Gelince ara beni EMI aslan evladım. Kara börülcem benim öptüm annen , seklinde mesajlar atabilen, teknolojiyi ısrarla reddeden, kabullenemeyen, kafasına göre yorumlayan bilişim düşmanıdır ..
*** AMA ... AMA dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan, harikulade bir varlıktır, olmadık yerlerde iyi ki doğurmuşum Ulen seni!" diyen ve benim hatırıma benimle Freddy mercury dinleyen bir sabır ağacıdır, evlatlarını asla ayırmayan, aynı zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir, evde bir yere uzandığınız an orada temizlik yapacağı tutan, temizlik konusunda kayışı kopardığından temizlikçi gelecek diye evi temizleyen balans ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır, mutfakta yaşayan, evde herkesi idare eden bir tür canlıdır.
Sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz bakiredir !! Oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce, çocuğu mezun olunca, çocuğu gol atınca, çocuğu hasta olunca, çocuğu askere gidince, asmalı kabağı seyredince, Dolar yükselince velhasıl buna benzer bir sürü şeye ağlayabilen, bu mesajı okurken duygulanıp - gözleri dolabilen, ağlamaya meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır, son kiiii üç dört; Uzakta dursa da yakın hissedilen, canı hep istenen, asla vazgeçilmeyen, Dizinin dibinde olmak istenen, evlatların varlığını varlığına armağan edebileceği,
*** ıslak - kuru AMA heeeep duygulu
*** en önemlisi; kıçı başı oynamayan Tek kadın modelidir.
TÜM ANNELERİN EN ÖZEL GÜNÜ KUTLU OLSUN:)))


Geçmişe dönüp baktığımda, esmer bir yüzde parlayan, kapkara bir çift gözün, korkuyla ve fakat şefkatle bana baktığını hatırlarım sık sık..Bana bakardı, ayağım takılıp düşmeyeyim diye; canım yanıp ağlamayayım diye.. Okula giderken çantamı taşırdı, yorulmayayım diye.. Bir gün çok hastalanmıştım. Kulağım ağrıyordu ve ben çok ağlıyordum.. Apar topar beni hastaneye götürüşünü,arabada bana sarılışını; doktor muayene ederken o kapkara gözlerindeki endişeli bakışı, hiç ama hiç unutamam.. Paramız olmadığı halde özel hastaneye götürmüş, taksi de tutmuştu üstelik..
Kendimi bildim bileli arkadaş olduk birbirimize. Evin bahçesinde oynadığımız oyunlar, birbirimizi kızdırmak için yaptığımız her türlü yaramazlıklar; annem bize kızacağı zaman birbirimizi korumamız... Babamın ikimize de aldığı altın kaplama, o çok güzel saati kaybettiğimde; içeri koymadığım için kapının önünden çalınan kırmızı bisikleti aramak için her yere baktığımızda, annemin her türlü kızgınlığına karşı ben, ona sığınıyordum. O beni koruyacaktı çünkü, güveniyordum ve bunu biliyordum.
Ona her zaman güvendim, onu her zaman çok sevdim. O benim için bu dünyada bana verilmiş bir hediye.. Ben de ona bir hediye vermek isterdim bugün, ama aramızda kilometreler var. Fiziksel olarak değil ama bil ki bugün yanındayım.Seninleyim, hem de her zaman..Son nefesimizi verene dek.
Sen dünyanın en iyi, en temiz kalpli insanısın. Kimse hakkında kötü bir şey düşünmez, istemezsin.. Her zaman herkesi mutlu etmeye çalışır, bir lokmayı herkesle paylaşmak istersin. Çok fedakar, çok anlayışlı, çok hünerli bir ev hanımı ve muhteşem bir annesin. Ve inan bana, çok ama çok özel bir ablasın.
Ablacığım, seni çok seviyorum, benim için,bizim için katlandığın her şey için, tüm fedakarlıkların için sana çok teşekkür ederim.
Doğum günün ve yeni yaşın kutlu olsun. Güzel Allah'ım , güzel kalbinden geçen her şeyi, layık olduğun her güzelliği yaşayarak yaşlanmanı nasip etsin.. Kadrini kıymetini bilmeyenleri ıslah etsin....


Bugünü bitirdim sayılır aslında, beni asıl yarının kaygısı aldı..
Sabah epey uyumuşum,saat 10'u geçiyordu uyandığımda.. Eşimle kahvaltıyı yapıp evden çıktım. Anneme gittim, yarın kuzenim evinde mevlüt okutacak ve hazırlıklara yardım etmek için, benim sevgili yardımsever annem bugünden gitmek istedi. "Seni ben götürürüm" dedim tabi.Zaten orada yorulacak,bari giderken yorulmasın istedim..
Annem 63 yaşında ve yılların yorgunluğunu taşıyor üzerinde.. Bir de oradan oraya koşturmadan yapamaz..Kimin neye ihtiyacı varsa yetişmeye çalışır sağolsun,ama konu kendi sağlığına gelince hiç ama hiç önemsemez..
Neyse, onu aldım ve yola çıktık.Yolda adamın biri arabasını önüme kırıverdi. Kornaya bastım,biraz da sinirlenerek. Korna takılmasın mı? Aman Allahım o nasıl bir ses! Önüne gelen baktı tabi, rezil oldum..En kötüsü de annemin hiç durmaksızın söylenmesi oldu."Sana sinirlenme diyorum,ne vardı kızacak" falan filan,neyse kenara çektim ve hemen etraftan yardım istedim.Sağolsun anlayan biri gelip sigorta kutusundan problemi halletti..Şimdi araba servise gidecek ister istemez..
Bugün böylece bitti.. Yarın sabah erken kalkmam lazım,"annemin yardımlarına" yardım etmem gerekiyor çünkü...
http://turkiyelininortakblogu.blogcu.com/

Paylaşmak-paylaştırmak..
Aile toplumun temelidir.Henüz ilkokulda bize öğretilen cümle bu..
Temelsiz ya da temeli sağlam olmayan inşaatlar nasıl bir gün çökme riskini taşıyorlarsa, temeli sağlam olmayan toplumlar da çökme, yıkılma, yok olma riskiyle karşı karşıyalar..
Aile olmak, sadece toplumun geleceği için önemli değil elbette..
Bireysel varoluşun, gelişimin ve ilerlemenin temelinde de aile var.
Kişinin genetik yapısından tutun da hayatına yön veren,
alışkanlıklarını ve her türlü temel davranışlarını belirleyen en
önemli faktör aile..
Ailemle birlikteyken kendimi tamamlanmış hissediyorum.Onlarla duygularımı, düşüncelerimi ve hayatımı paylaşmaktan mutluluk duyuyorum..Her ne olursa olsun, ille de aile diyorum..
Şimdi eşimle kurduğumuz ailemizin yeni bir üyesi olacak.. İnşallah
onun hayatına iyi bir yön vermeyi başarırız..Umarım ona iyi bir gelecek hazırlayabiliriz.. Umarım ailesi ile gurur duyar..Biz onu şimdiden çok seviyoruz.. Umarım o da bizi çok sever..

Hamileyim..Evet, evet.. hamileyim.. hala inanamıyorum..
Nasıl bir şey bu ? Bir mucize mi ? Yoksa bir lütuf mu? Acaba korkmam,
endişelenmem mi gerekiyor? Ne hissetmeliyim?
Mutluyum, biliyorum ama duygularım karman çorman..
Uzun zamandır istediğimiz bir şeydi bu..Ama bu kadar çabuk mu
olacaktı? Ya da acaba gerçekten geç mi kaldık bunu yaşamak için?
Offfff.. İyice aklım karıştı.. Aslında anne olmak, bebeğimin olması
eşimin bir baba olduğunu görmek gerçekten istediğim bir şeydi..
Bebeğimin olması.. Anne olmak.. Ben artık bir anne adayıyım.. Anneee..
Kan testinin pozitif olduğunu duyunca bağırmak geldi içimden. Sonra korktum ya kesin doğru değilse..Daha fazla bekleyemedim ve doktorumuzdan hemen randevu aldık..Eşim sanırım benden daha heyecanlıydı..Ama nedense çok soğukkanlı duruyordu.. Kesin olan bir şey varsa, o da ikimizin de gözlerinin parladığıydı.Bunu yaşamak gerçekten çok güzel..
Doktorumuz vajinal ultrasonda bana bebeğimizi gösterdi.. Minik siyah bir noktacık.. O benim bebeğim işte..
Şu anda 4 haftalık.. Annelik ne kadar farklı..Daha şimdiden "onun için" neler yapabileceğimi düşünmeye başladım:) Örneğin sigarayı bıraktım, daha yavaş hareket ediyorum,kendimi fazla yormamaya, ağır kaldırmamaya çalışıyorum.Yediklerime daha fazla özen gösteriyorum...
Korkuyorum onun için.. Sanki bir anda tutunduğu yerden düşecekmiş gibi geliyor.. Onu hep korumak istiyorum, hep orada kalsın istiyorum..
Ya ona bir şey olursa.. Allahım ne olur onu koru, sağlıklı bir şekilde bizim yanımıza, ailemize katılmasına izin ver..Bundan sonra ille de bebeğim..
Sanırım en iyi şey bilgilenmek.. Hemen araştırmaya ve bütün öğrendiklerimi sizinle paylaşmaya başlayacağım.. Duygularımı da tabi ki..